Travesti , Destur Ak ibneler geliyor !

“AK Parti LGB travesti Bireyleri” adlı grup, AKP’nin birçok mitinginin yanısıra, İstanbul ile Ankara arası mesafeyi 3,5 saate düşüren Yüksek Hızlı Trenin açılışına katılmış ve fotoğrafları twitter hesaplarından paylaşmıştı.

7 Eylül Pazar günü “uyuşturucuya hayır” yürüyüşü yapmaya hazırlanan AK LGBT’lere KAOS-GL yazarı Deniz Deniz’den eleştiri geldi.

KAOS-GL sitesinde “Destur! Ak ibn.ler geliyor!” başlıklı bir yazı kaleme alan Deniz, “Cambaza bak. Akıllarınca Ak Parti’ye bu tür eylemlerle şirin gözükmeye çalışacaklar.” yorumunda bulundu.

“Tam da 62. Hükümet’e Travesti, gey ve lezbiyenlere karşı katı fikirleriyle bilinen Numan Kurtulmuş’un Başbakan Yardımcısı olarak atandığı bir dönemde yapacaklar bu eylemi.” diyen Deniz, Tayyip Erdoğan’ın eşcinsellere karşı tutumuna da değineren AK LGB travesti üyelerinin bu politikalara sessiz kalmasını eleştirdi.

Deniz Deniz şunları yazdı:

“Efendim sosyal medyada iftar sofralarıyla kendilerini duyuran bu arkadaşlar nihayet ilk eylemlerine de imza atacaklarmış. Ak LGBT Bireyleri toplumumuzun kanayan yarası uyuşturucuya karşı Beyoğlu’nda yürüyüş tertiplemişler. Vay be, şu toplumsal hassasiyete bakar mısınız? Dikkat edin, mesela homofobiye karşı veya trans bireylere yönelik ayırımcılığa karşı ve dahası mesela son kurbanı Figen olan LGBT bireyler arasında giderek artan intihar vakalarına falan dikkat çekmek için değil uyuşturucu sorunu için yürüyorlar. Cambaza bak. Akıllarınca Ak Parti’ye bu tür eylemlerle şirin gözükmeye çalışacaklar. Tam da 62. Hükümet’e gey ve lezbiyenlere karşı katı fikirleriyle bilinen Numan Kurtulmuş’un Başbakan Yardımcısı olarak atandığı bir dönemde yapacaklar bu eylemi. Eylemlerine diğer LGBT örgütlerini de çağırmışlar. Umarım yüksek düzeyde katılım olur ama diğer örgütlere mensup ve sosyal medyada sarılı sigarayla yaptıkları “kafam bi dünya” modundaki paylaşımlarıyla ünlü bazı aktivist arkadaşların da bu eyleme iştirak etme ihtimalini düşündükçe, ahanda buyrun yine gülme krizine giriyorum.”
Facebook’ta kurduklarını söylüyor. 30 Mart yerel seçimlerde AK Parti başarısını kutlayan üç kişi olarak böyle bir grup kurmaya karar verdiklerini dile getiren Güneş, sayılarının kısa sürede bine yaklaştığını dile getiriyor. Aralarında doktor, avukat olduğu gibi imamlar da var. AK LGB travesti üyeleri Başbakan’ı çok seviyor. Hakkındaki “hırsız” suçlamalarına kesinlikle inanmıyorlar. Güneş, “Onu sadece kalbimizi çalmakla suçlayabiliriz” diyor.

Ak Parti’nin LGBT politikalarını ise şiddetle eleştiriyorlar. Amaçları Ak Parti’yi dönüştürmek. Başörtüsü sorununun 10 yılda çözüldüğü bu toplumda çok da aceleleri yok. Üstelik sevgilileriyle elele gezebilme imkanına da AK Parti döneminde kavuştuklarını söylüyorlar. Güneş; “Elbette mücadele eden eşcinsellerin katkısı büyük ama ülke yönetimi istese bu konuda daha sert tedbirler alabilirdi, almadı.”

GÜNAH OLABİLİR AMA …

Kendilerine en çok eşcinsel yaşamla dindar yaşamın birarada yürümeyeceği yönünde eleştiriler geldiğini söyleyen Güneş, “Eşcinsel yaşam günah olabilir. Ancak pek çok insan içkinin günah olduğunu bilerek içki içmeye devam ediyor. Önemli olan imandır. Lut kavminin lanetlenmesi de eşcinsel ilişkiden çok çocuklara, havyalara tecavüz gibi sapıklıklardır” diyor.

GEZİCİ SANINCA KÖTÜ DAVRANDILAR

Melih Güneş mitingde nasıl tepkiler aldıklarını şöyle anlattı; “Polis bizi “Gezici” sandı ve kötü davrandı. Kimi vatandaşlar da bayrağın PKK bayrağı olduğunu düşündü. Kendimizi tanıttık. O vakitten sonra sadece gülüşmeler oldu. Ama bir taraftan da orada olduğumuzu gören LGBT arkadaşlarla tanıştık. Bayrağı adeta Başbakan’ın gözüne sokarcasına salladık. Gördü ama bir şey söylemedi. Bir şey söylememesini olumlu karşılıyoruz. Bu şekilde mücadeleye devam edeceğiz. En önemli sosyal projelerimizden biri muhafazakar eşcinselleri kötü niyetli LGBT’lilerin bulunduğu ortamlardan çekip kurtarmak.

Travesti Rolü Adaylıktan Etti!

Türk Rus’un haberine göre Rusya’nın Metalurji şehri Çelyabinks’te yapılacak olan belediye meclis üyeliği seçimi için aday olan şov sanatçısı Aleksey Başenko, TV’de bir programa “travesti” rolüyle çıktıktan sonra, komünistlerden ve medyadan gelen baskılar üzerine adaylıktan çekilmek zorunda kaldı.

27 yaşındaki sanatçı, bu kararı medyada kendisi aleyhinde başlatılan haksız kampanya yüzünden aldığını söyledi. Başenko, “Karar tamamen bana ait. Daha önce pek çok role çıktım ama bu olay oldu” dedi.

Talk şovunda travesti görüntüsüyle program yapan Başenko, “Buradan benim travesti olduğum sonucunu çıkarmak doğru değil” diye konuştu. -

Hem Travesti Hemde Gayiz ayol ..

ABD Başkanı Barack Obama ile Teksas’ta uğradığı bir restoranda çalışan kasiyer arasında ilginç bir diyalog yaşandı.

Obama , geçen perşembe günü Gizli Servis ajanlarıyla birlikte uğradığı restoranda 300 dolarlık yemek yedi. Hürriyet’in haberine göre, ödemeyi yaptıktan sonra Obama’yla konuşma fırsatını kaçırmak istemeyen 32 yaşındaki kasiyer Daniel Rugg Webb, “Travesti biz Eşcinseller için eşit haklar istiyoruz!” diye bağırdı. Bunun üzerine Obama kendisine “Gay misiniz?” diye sorunca Webb’in “Sadece yatakta” cevabıyla ABD Başkanı önce güldü, ardından da duraksadı.

Çevredeki çocukları fark eden Obama, “Çocukların önünde konuşmayalım” diyerek sohbeti burada kesti. Daha sonra restorandaki herkese karşı esirgemediği samimi tavrını Webb’e de gösteren Obama, aynı zamanda komedyen ve müzisyen de olduğunu söyleyen kasiyerle yumruklarını tokuşturarak restorandan neşe içinde ayrıldı.

Travesti , ben askerliğin zaten zorunlu olmasına karşıyım !

TÜBİTAK ödüllü travesti matematikçi ‘Kaan Arter’ Türk Silahlı Kuvvetleri’nde eşcinsel olarak askerlik yapmayı anlattı. “Ben antimilitarist bir insanım. Ama gittim, askerliğimi yaptım. Oysa eşcinsel olduğumu çok kolay kanıtlayabilirdim” diyen Kaan Arter askerlik yapmak istemiş çünkü…
“Ben askerliğin zaten zorunlu olmasına karşıyım. Gitmek istemeyenlerin kesinlikle gitmemesi gerekir. Keşke böyle bir kanuni hakkımız ve şansımız olsa. Ama yok. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında doğan bir erkek, belli bir yaşa geldiği zaman yasalara göre askerliğini yapıyor. E ben de bu topraklarda doğdum, belli bir yaşa geldim ve erkeğim. Benim onlardan bir farkım yok ki. Onlar gidiyorsa ben de gitmek zorundayım. Tanrı’nın bahşettiği cinsel yönelimimi bahane etsem bu gay’liğimi kullanmak olacaktı.”
Hürriyet yazarı Ayşe Arman, “Bir gay’in askerlik anıları: Güneşli havalarda, 50 faktör güneş kremi sürüyordum” başlıklı ropörtajda TÜBİTAK ödüllü matematikçi ve öğretmen “Kaan Arter” ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nde eşcinsel olarak askerlik yapmayı konuştu.

Adın?

Kaan Arter.

Bu gerçek ismin mi?
Değil, çünkü öğretmenim. İsmimi açıklamak meslek hayatımın sonu olur.

Ne öğretmenisin?
Matematik. Herkese gerekir. Hayat matematiktir!

Güzelmiş… Yaş?

27.

LİSEDE HOMOFOBİKTİM
Gay olduğunu ne zaman fark ettin?

Ben biraz naiftim. Kafamda, heteroseksüel-homoseksüel gibi ayrımlar yoktu küçükken. Seks olayına bakışım şu şekildeydi: Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla, bazı travesti kadınlar da erkeklerden hoşlandığı için erkeklerle sevişirler. Kısacası herkes istediğiyle sevişir. Mesela annemle babam sevişiyor çünkü birbirlerinden hoşlanıyorlar. Ben de bir erkek arkadaşımdan hoşlanıyordum, onunla sevişebileceğimi düşünüyordum. Sonra bir gün bir erkeğin, aslında bir kadından hoşlanması gerektiğini fark ettim. Dehşete düştüm! Ben yanlış ve hatalıydım. Değişmeliydim. Ama nasıl? İşin kötüsü sesim de inceydi. Babam sürekli beni uyarıyordu. “Sesini kalınlaştırmamız lazım!” diyordu. “Yok elini şöyle kullanmayacaksın. Yok ay demeyeceksin, ayol demeyeceksin! Dersen yumuşak olursun, tekerlek olursun!” Liseye geçtiğimde bu baskılar yüzünden, homoseksüel olmama rağmen homofobiktim.

Peki lisede…

Cinselliği düşünmemeye çalışıyordum. Çünkü düşündüğümde aklıma erkekler geliyordu. Bu da sinirimi bozuyordu. Üniversiteye başladığımda bir kız arkadaşım oldu. Dört yıl birlikte olduk.

Nasıl yani? Seviştiniz mi?
Evet. İlk cinsel deneyimimi bir kadınla yaşadım. Benim herhangi bir vajina fobim yok. Bir kadınla da beraber olabilirim. Ama tabii ki tercihim erkek bedeni. Biseksüel değilim. Bir kadınla beraber olarak, aklımca heteroseksüel olmaya çalıştım. Ama ne mümkün?

O hiçbir şeyden şüpheleniyor muydu?

Kız arkadaşım mı? Çok komik olaylarımız var. Mesela iki kişilik bir yurt odasında kalıyordum. Ben meğer oda arkadaşım olan erkeğe âşıkmışım. Ama bilmiyorum. Onun da kız arkadaşı var, dörtlü gezip tozuyoruz. Sonra kızlar ayrılıp kendi aralarında konuşuyorlarmış, “Ya bu ikisi sürekli birlikteler, üstelik birbirleriyle çok ilgililer. Bunlar biseksüel olmasın?” Mert kızlardı, direkt sordular bize. O kadar homofobiktim ki şiddetle reddettim. İnanılmaz tepki gösterdim. O kadar uzattım ki, kız arkadaşım sonunda, “Aman travesti tamam be, amma homofobiksin!” dedi.

AİLEYE AÇIKLAMAK….

Sonra?
Sonra… İnsan, özünden, gerçeğinden kaçamıyor. Üniversite bittikten sonra kız arkadaşımla ayrıldık. “Ben gerçekte kimim? Ne yapıyorum? Aslında ne yapmak istiyorum” sorgulamasına girdim. O arada TÜBİTAK’tan burs aldım, çünkü üniversiteyi bölüm birincisi olarak bitirmiştim. Bir süre yurtdışında yüksek lisans yaptım. O süreçte gay’lik üzerine çok okudum. Okudukça, “Aa benim gibi insanlar da varmış!” dedim. Ve şunu fark ettim: “Bu toplumun gay’leri kabullenebilmesi için bizi bilmesi, tanıması gerekiyor.” O yüzden de güvendiğim, inandığım insanlara açılmaya başladım. Önce kız kardeşime. Sonra halama, yağmurlu bir günde. Halamla, psikiyatri üzerine bir seminerden dönüyorduk. Birden, “Ben de sana bir şey söylemek istiyorum” dedim. “Söyle canım” dedi. “Ben eşcinselim!” dedim. Tabii bu kadar kolay olmadı. Söylerken ağlıyordum, dışarıda da yağmur yağıyordu. Halam sarıldı bana, “Keşke daha önceden söyleseydin, kim bilir ne zorluklar yaşamışsındır. O acıları çekerken ben de senin yanında olmak isterdim!” dedi.

Hala müthişmiş! Peki anne-baban?

O mesele çözümsüz işte! Bilmiyorlar. Babama söylemeyi hiç düşünmüyorum, çünkü beni anlayabileceğini sanmıyorum. Kâbuslar yaşayacak, bunu dünyanın en büyük meselesi haline getirecek. Anneme de söylemem, zavallı arada kalacak, benim için endişelenecek. Kimseyi üzmek istemiyorum. “Benim çocuğum” belgeselinde de izledik işte, eğitimli insanlar bile evlatlarının eşcinsel olmasını kabul edemiyor, başkalarının çocukları olabilir, modern zamanlarda yaşıyoruz, ama onların çocukları asla!
Sorun çevreye karşı utanma duygusu mu yoksa “Bu homofobik ülkede, çocuğum korunmasız kalır. Başına travesti bin türlü iş gelir!” mi?

İkisi de. Ama daha çok, “Ben çocuğumu nasıl koruyacağım? Bilmediğim bir dünya, bilmediğim bir hayat yaşayacak. Orada hiçbir şeye hâkim değilim. Oysa heteroseksüel olsaydı, birisiyle evlenecekti. Kayınpederi, dünürü falan olacaktı. Çocukları olacaktı. Sonra çocukları ona bakacaktı. Ama homoseksüel olduğu için evlenmeyecek. Evlense de çocuğu olamayacak. Yaşlandığı zaman ona ne olacak, kim bakacak?” gibi bir sürü soru işareti var ailelerin kafasında.

Sen nasıl bu kadar cesur olabildin?
O kadar ikiyüzlü bir toplumuz ki, aslında başka çarem yoktu. Biz, “Misafir başımızın tacıdır” deriz ama biraz uzun kaldığı zaman arkasından konuşuruz ya da “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” yaparız, söylesene direkt gelinine, ı ıh. Toplumsal zikrimizde var bunlar. Ben de nasıl bir yaşam biçimi oluşturmak istediğim konusunda kendimi sorgularken fark ettim ki en çok inandığım şey samimiyet. Ben de samimi olmak istedim. Varlığımla, davranışlarımla, yazılarımla… Öyleyim de.

GÜNEŞLİ HAVALARDA ÇIKARIP 50 FAKTÖR GÜNEŞ KREMİMİ SÜRÜYORDUM
‘Askerlik’ deyince eşcinsellerin aklına ilk ne gelir?
Bir sürü şey. Çürük raporu almak için yapılan o muayenede yaşanacak aşağılayıcı muamele. Askeriyedeki emir-komuta zinciri, öldürme ya da öldürülme, cinsel saldırıya uğrama korkusu. “Bir sürü erkekle aynı anda aynı ortamda yaşarken nasıl rahat edebilirim? Ortam hijyenik midir? Ya beni dalga konusu haline getirirlerse, ya ib.e gibi kelimeler kullanırlarsa? Bu yaştan sonra kaldırabilir miyim?”

Peki senin için de aynı şey miydi?

Ben antimilitarist bir insanım. Ama gittim, askerliğimi yaptım. Oysa eşcinsel olduğumu çok kolay kanıtlayabilirdim. Erkek arkadaşımla birlikte yaşıyorum. Halam da, kız kardeşim de gelir anlatırdı. İstedikleri ‘pozisyon fotoğrafı’ysa -gerçi artık istenmiyor- onu bile verebilirdim.

Ama vermedin, eşcinsel olduğunu bile söylemedin. Neden? Askere gitmek istemenin gerekçesi neydi?

Ben askerliğin zaten zorunlu olmasına karşıyım. Gitmek istemeyenlerin kesinlikle gitmemesi gerekir. Keşke böyle bir kanuni hakkımız ve şansımız olsa. Ama yok. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında doğan bir erkek, belli bir yaşa geldiği zaman yasalara göre askerliğini yapıyor. E ben de bu topraklarda doğdum, belli bir yaşa geldim ve erkeğim. Benim onlardan bir farkım yok ki. Onlar gidiyorsa ben de gitmek zorundayım. Tanrı’nın bahşettiği cinsel yönelimimi bahane etsem bu travesti’liğimi kullanmak olacaktı.

TSK’DA ÇOK GÜÇLÜ ŞİKAYET MEKANİZMALARI OLUŞMUŞ

Peki zorlukları yok mu?
Olmaz mı? Aklın, mantığın olmadığı bir yer. Ama herkes için zor. Bunu anlatmaya çalışıyorum. Siz kendinizin ve haklarınızın farkındaysanız kimse size kötü bir şey yapmaya cesaret edemiyor. Hele eğitimliyseniz, internetle, sosyal medyayla haşır neşirseniz korkuyorlar. Bakın, komutanlar da dahil olmak üzere sizi suistimal etmeye çalışanlar olursa çok güçlü şikayet mekanizmaları oluşturulmuş. Başbakanlık İletişim Merkezi var. Bir hafta içerisinde, “Bir askerin şöyle şöyle şikâyeti var” deniyor, savunma isteniyor. Ama tabii ki feminenlik çok ağır basıyorsa, trans bireyse ya da kesinlikle gitmek istemiyorsa gitmesin. 60 erkekle bir arada yatıyorsun, kalkıyorsun…

Sen bunu anlatarak, gay’lere, “Askerlik yapabilirsiniz” mi demek istiyorsun?

Bazı arkadaşlarımızın çürük raporu alma ihtimali yok. Devlet memuru olarak çalışacaklar mesela. Ya da gay olduklarını açıklamak istemiyorlar. Kaldırabilecek güçte değiller. O zaman büyük bir ikileme giriyorlar. Askere gitmeleri gerekiyor ama korkuyorlar. Ben onlara seslenmek istiyorum. Korkmayın, gidin. O kadar da kötü bir ortam değil. Ki ben gerçekten zor şartlarda yaptım.

Ya onlar seni “Mücadelemize zarar veriyorsun!” diye suçlarlarsa…

Gay olmamız bizim artı bir özelliğimiz değil. Bizim doğuştan gelen, çok normal bir özelliğimiz. Ve doğuştan gelen bu özelliğimizle ne övünebiliriz ne de farklı bir ayrıcalık isteyebiliriz.

FONDÖTEN Mİ BU ABİ?

Nasıl bir yer umuyordun, ne buldun?
Ben altı aylık kampa gidiyorum diye düşündüm. Beklentiye girmedim. Kötünün kötüsüne de hazırdım. Üstelik genelde vukuatlı insanların gönderildiği bir yere düştüm: Sakarya.
Nasıl deneyimler yaşadın?

Askerlik sana Türkiye’yi tam olarak tanıma fırsatı sunuyor. Bir üçüncü dünya ülkesi olduğumuzu iliklerine kadar hissediyorsun. Sistem 50 yıl geriden geliyor. Herhangi bir mantık işletmeye gerek yok. Zaten düşünmen de istenmiyor. Ama tabii, ben de benim. Güneşli havalarda, çıkarıp 50 faktör güneş kremimi sürüyordum mesela. Cildim perişan olmasın istiyordum.

“Napıyor bu manyak!” demediler mi ya da alay konusu olmadın mı?
(Gülüyor) Ben 27 yaşındayım. Oradaki birçok insandan büyüktüm. Bir de öğretmen olduğum için bana, “Hocam” diyorlardı. Gördüğüm yanlışları rahat bir şekilde söyleyebiliyordum. Güneş kremi taşımanın nesi kötü? Bu bir bilinç. Bir de amele yanığı gibi sadece kollarım yansın istemiyordum. Kulaklarımı da güneşten korumaya çalışıyordum. İnşaat işleri de oluyordu. Çarşı izninde inşaat eldiveni aldım. Ellerim bozulmasın diye onları takıp çalışıyordum. Yani kendi şartlarımı askeriyeye taşıyabildim. Kimse de “Neden eldiven kullanıyorsun ya da güneş kremi sürüyorsun?” demedi. Biri sadece, “Fondöten mi abi bu!” dedi, “Yok güneş kremi” dedim. Yerlere çöp atıyorlardı. İnanır mısın, çöp atmama bilinci de yerleştirdim kendi bölüğüme.

Nasıl?
Öğretmen olduğum için sınıfa girdiğim ilk anda şöyle bir yerlere bakarım ben. Eğer pisse, yerde çöpler varsa, “Herkes hak ettiği ortamda yaşar. Ama ben böyle bir ortamda yaşamayı ve çalışmayı hak etmiyorum!” derim ve ilk çöpü kendim yerden alırım. Ondan sonra çocuklar da yavaş yavaş çöpleri toplamaya başlarlar. Askerde de asla çöpümü yere atmıyordum. Yürüyoruz diyelim, elimde boş pet şişe var, çöp kutusu arıyorum. Arkadaşım dedi ki, “Sen hâlâ asker olamamışsın! Her yer çöp burada. At yere. Yarın sabah mıntıka temizliği yapılır, toplanır!” Mantık böyle ilerliyor. Ben bunu değiştirmek istedim. Ama komutanlara baktığın zaman, onlar da çay içiyorlar bardağı atıyorlar, sigara içiyorlar, izmariti atıyorlar. Bu yüzden, “Önce kendi çevremden başlayayım” dedim. Bir arkadaşım sigarasını içtikten sonra izmariti yere attı. Onu herkesin önünde uyardım, “Nereye atacağım ki, atacak yer yok!” dedi. “Madem yok, o izmariti al, cebine koy.” “Olur mu öyle şey?” dedi. “O zaman ben yaparım” dedim. Gittim, onun attığı izmariti aldım ve cebime koydum. “Kesinlikle kendi izmaritimi sana taşıtmam!” dedi, yerden aldı. Böyle böyle bir algı oluştu. Okuma öğrettiğim insanlar da oldu. O altı ay hiç de kâbus gibi geçmedi. Birkaç insana faydam olduysa ne mutlu bana.

SEVGİLİM ASKERDE BENİ ZİYARETE GELDİĞİNDE…
Siz tek miydiniz? Sizin gibi başka gay’ler de var mıydı?
Olmaz mı? Hatta şöyle bir hikâyem var. Sevgilim beni ziyarete geldi. Nizamiye’nin önündeki duvarın üstünde sohbet ediyoruz. Bir şeyler getirmiş onları yiyoruz. Bizim tam yanımızda, iki erkek var, onlar da aynen bizimki gibi sohbet ediyor. Biri asker, tanıyorum içeriden. Yandan yandan bakıp, “Allah Allah acaba bunlar da gay mi diyoruz?” Kimsenin alnında yazmıyor çünkü, herkesin feminen olması da gerekmiyor. Neyse biz nizamiyeye döndük, sevgililerimizse dönüş yolunda birbirleriyle sohbet etmişler. Sevgilim telefon etti, “Evet, bir gay asker arkadaşın daha oldu!” dedi.

Senin yaşadıklarından çıkardığın ders ne? Askerlikte en çok ne öğrendin?

Egolardan Lego yapmayı öğrendim! “Yok efendim, fakülte birincisi olarak mezun oldum, TÜBİTAK bursuyla İngiltere’de okudum. Şu seviyedeyim, bu seviyedeyim. Nasıl olur da bana lise mezunu bir komutan, çöpleri topla, tuvaleti temizle diyebilir?” Yapsaydım yanmıştım. Ben orada sadece bir er olarak bulunuyordum. “Bütün askerler ne yapıyorsa benim de onu yapmam lazım!” diye düşündüm. Ve askerliği sorunsuz bitirdim.

Gay’lerin en sevdiği ünlü Tarkan

Türkiye’nin ‘magazin ve eğlence’ ağırlıklı ilk gay dergisi GayMag çıkıyor.

Sizden çok çarpıcı bir kapak bekliyordum. Neden Mariah Carey gibi yabancı ve soft bir kapak?
Mariah Carey tüm dünyada LGBT Gay bireylerin en çok sevdiği ikonlardan biri. Kendisine ulaştık ve samimi bir dönüş alınca hemen kapağa taşımak istedik.

Hiç olumsuz tepkiyle karşılaştınız mı hazırlık sürecinde?
Hiçbir tepkiyle karşılaşmadık ya da kulağımıza gelen bir şey yok. Aslında dürüst olmamgerekirse tahmin ettiğimizden çok daha fazla ilgiyle karşılandık. Sanki bunca zamandır herkes bizi bekliyormuş.

Türkiye’de LGBT haklarındaki yetersizlik malum. Projenize karşı çıkanlar olmadı mı?Sevenler olduğu kadar karşı çıkanların da olması gayet normal, biz bu tabuları yıkmayı istiyoruz ancak hemen değil, yavaş yavaş. Amerika’yı tekrar keşfetmeye gerek yok, GayMag bile büyük bir adım zaten tabuları yıkmak adına.

İlk kapak Murat Boz olacaktı. Kabul ettiği, sonra vazgeçtiği söylendi. İşin aslı ne?Bu olay büyüdü önce kar tanesi sonra çiğ oldu! Oysa anlayamayacak bir durum yok. Ben şahsi fikrimi hemen söyleyeyim, Murat Boz’a bayılırım ve bayılmayacak bir gay de yok. Ne şahsi ne de dergi olarak hiçbir problemimiz asla olmadı, konuştuk kendisiyle fakat anlaşamadık, konser maratonu nedeniyle bu sayıda çalışamadık ama ileriki sayılarda bombayı patlatabiliriz.

Emir Akgün

Teklif götürdüğünüz ama reddeden başka isimler var mı?“Dergi bir çıksa görsek, daha sonrasında konuşsak” diyenler var ama bunu normal karşılıyoruz, inanıyoruz ki birçok tabuyu GayMag olarak yıkacağız ve kapağımıza almadığımız hiçbir ünlü erkek olmayacak, inşallah!

Türkiye’de gay dergisine karşı ünlü erkeklerin çekinceleri nasıl?Tepki değil ama doğal olarak çekimser yaklaşan ünlüler var. Bunu da zamanla aşabiliriz.

Kadınların bakışı nasıl?Erkeklerden çok daha iyi, daha ılımlı ve heyecanlılar.

Gay’lerin en çok okumak istediği ünlü kim?
Tarkan.

Yayın politikanız ne?Gay’lerin gözünden magazin ve eğlence sektörünü okuyucuya aktarma derdindeyiz.

“Yakışıklı bir erkek bulun, getirin, soyun, kapak hazır” mantığında mısınız?
Asla. Biz sadece bir yaşam tarzı dergisi değil, Türkiye’nin herhangi bir yerinde eşcinsel olduğunu bilip, çevre baskısı yüzünden saklayan, çıkış yolu arayan tüm gençlere ve LGBT bireylere yardım etmeyi amaçlıyoruz.

Gay dilini derginizde ne kadar kullanacaksınız?Gay dili dediğin, lubunya dilini ben eğlenceli ve komik olarak adlandırıyorum. Editörlerimizin hepsinin kendine has bir tarzı var zaten. Her tarzda yazım dilimiz mevcuttur.

Peki siyaset?GayMag çok politik olmayan bir dergi. Bir yaşam dergisinde ne kadar yer alması gerekiyorsa o kadar yer almalı politika…

Reklam verenlerin çekinceleri oluyor mu?Birkaç markayla görüştük, bir sonuca ulaşamadık. İnsanların atladığı önemli bir nokta var. En çok alışveriş yapan, kendine fazlasıyla özen gösteren kim? Gay’ler. Türkiye’de birçok alanda fazlasıyla ekonomik katkıda bulunan yine gay’ler! Eee?! O zaman bu düşünme süresi neden?

Thorpe sadece dalış ve dışarı gelmedi: Michael Burge

travesti adlı çıkan hakkında yazmak için gidiş değildi. Ne daha fazla, onun için çok büyük etkileri vardır ama bizim için hiçbiri olmalıdır hayatında bu anı, hakkında söylenecek olabilir?

Tipi yazıda ‘Ian Thorpe bize yalan’: Ama sonra bana sinirlendi bir makale, ben yüzeye biliyordu önlemek için umuyordu ama ediyorum parçasının tür okudum.

Ben de o çok düşünceleri şekillendirme önce Michael Parkinson verdiği röportajı izlemek istedim.

‘Thorpie’ 16 yaşındayken cinsellik hakkında soruluyor hatırlatarak sadece beklenmedik bir andı. Parkinson, bu da Thorpe hakaret üzerine aldı ve onunla birlikte koştu, böyle bir soru sorulmasını 16 sadece çok genç olduğunu duygusu yaratıyor .

Thorpe sonra onun görünümü nitelikli: gereksiz olduğunu ve cinsellik konusunda kimseye sormak için, ama o genç yaşta istendi olmasaydı iddia için gitti, o kadar uzun odaya kapanmak kalmış olmaz.

Bir 16 yaşındaki gibi sordum, meraklı bir gazeteci olsaydı, o zaman ben bir hakaret, kabul ediyorum, ama ben o anda tarih çekti Avustralya’nın aynı cinsiyetten bu önemli anı bırakmak için yeterli olduğuna inanmıyorum.

En ‘Sweet Sixteen’ de yaşadığı dünya Ian Thorpe bakalım. Ben onun yüzme kariyerini demek istemiyorum – o yaşta Yükselenin iyi oldu. Ben 1990′ların sonlarında bir odaya 16 yaşındaki eşcinsel erkek Avustralya için dünyaya göstermek istiyorum.

13 Ekim 1998 tarihinde, Ian Thorpe 16. doğum günü, eşcinsel erkekler için rıza yaşı 18 idi. Hiç erkekler arasındaki eşcinsel eylemlerin decriminalization heteroseksüel kişiler ve 16 lezbiyenler için rıza çağında sonuçlandı 1984 yılından bu yana, yasa vardı eşitsiz kalmıştır.

Bu mevzuat – Suçlar (Değişiklik) Yasası 1984 – – Başka pis-sondaj yasa kadar yürürlükten olmaz Suçları Yasası 1900 – 2003 yılında değiştirilmiştir.

Ekim 1998 yılında, iki erkek bir de-facto bir ilişki içinde birlikte yaşamak için hala bir siyasi hareket oldu. Özellik (İlişkiler) Mevzuat Değişiklik Yasası eyalet ve federal mevzuat neredeyse 100 diğer parçaları mali insanları çeken aynı cinsiyetten karşı ayrımcılığı ortadan kaldırmak için 2002, 2008 ve 2009 yılında daha değişikliğini gerektiren, ertesi yıl kadar yaratılmış değildi.

Eşcinsel, 1998 yılında günümüze kadar, her yerde Avustralya’da NSW değiştirilemez, ya da henüz bir durum insanlar çekti için hukuki bağlantının hiçbir biçimde yoktu.

1998 yılında, eşcinsel benimsenmesi ve taşıyıcı annelik yasadışı olduğunu ve 2010 yılına kadar öyle kalırdı.

1998 yılında, NSW bir eşcinsel kişiyi vurmayı istismar veya öldürmeye karar verdi herhangi bir kişi kendi emrinde ‘Eşcinsel Panik’ savunmasını olurdu.

Bu, bu yıl Mayıs ayında kaldırılmış olan NSW LGBTQI insanlar için hukuk reformu en son parçasıdır. Queensland ve Güney Avustralya’da, ‘Eşcinsel Panik’ hala savunma yasal bir şeklidir.

Biz Thorpie yüzmek karşılayan ev topraklarında kendini sınırlamak değil biliyorum – o aynı cinsten yaygın marjinalleşme insanlar oldu ve Japonya ve Yunanistan dahil, ortak kalır çekti yerlerde yarıştı.

Ama Thorpe onun 16 yıl içinde seyahat en tehlikeli hedef o Kuala Lumpur Commonwealth Oyunları’nda dört altın madalya kazandı Malezya, ama o iken onun eşcinsel cazibe hareket olsaydı sürgün, hapis, para cezası ve kamu kirbaca riske o Müslüman ülke.

Çoğu işe dönen antiretroviral ilaçların sık sık sarsılan yan etkilerine rağmen, – 1998 yılında HIV / AIDS hastalarının milyonlarca bazı iyi haberler de var. Artık o olmuştu, kısa vadeli ölüm cezası, büyük soru işaretleri salgın üzerindeki uzun vadeli etkileri ve kombinasyon tedavilerinin etkinliği üzerinde vardı. HIV kapma sonra hayatta kalma süresi sadece bilinmiyordu.

IAN THORPEYani, 16 yaşındaki Ian Thorpe soran o eşcinsel, o bir aile birimi yaratma umudu ile yasal olarak tanınan bir ilişki neden asla yasadışı seks yapan teklif çekici eğer onu soran eşdeğerdir oldu ise travestiler dahil.

Thorpie seks evet dedi, ama kendisini homofobik saldırı kurbanı bulundu olsaydı, onun saldırgan muhtemelen kapalı kazanılmış veya daha az hapis cezası almış olurdu. Karışımı HIV / AIDS kapma korkusu da vardı.

Bu cazip bir öneri, hatta, Thorpie konumunu, inkar olabilir biri mi?

Başka bir genç adam Thorpie 16th birthday önce seks bir hafta evet dedi. Onun adı oldu Matthew Shepard .

Matthew_ShepardHesaba (Shepard kızıyorlar ve daha sonra yaralar ölüyor, homofobinin bir çift tarafından bir dikenli tel çit üzerinde ölüme terk edildi) Wyoming, ve NSW (burada Thorpe aile Ian’ın 16. doğum gününü kutladı ABD devlet arasındaki zaman farkını alarak ), iki olay zamanlı olarak yaklaşık aynı noktada meydana gelmiş olurdu.

Erkekler arasındaki cinsel eylemler 1977 yılından bu yana Wyoming yasal olmuştu, ve Shepard ölümü sırasında rıza yaşın üzerinde idi. O daha iyi yasal Thorpie daha vardı, ama Matthew Shepard hala acı kadar sona erdi ve onun cinsellik sonucu ölüyor.

Hala yalan cazip olmamalıdır Thorpie gibi hissediyorum, ya da onun inkarını sürdü kendini koruma ‘olsun’ başlıyor?

640px-Justice_Michael_KirbyYasalar elbette, herkesin davranışını değiştirmek, ancak Avustralya’nın en yüksek profilli gay erkeklerin birine mevzuatın etkisini düşünmüyoruz – o yaş 60 yıl kadar olduğu gibi, aynı yıl içinde, alenen çıkıp vermedi – Adalet Michael Kirby Özellik (İlişkiler) Mevzuat Değişiklik Yasası NSW (1999).

Kirby önceki otuz yıl boyunca yaptığı de-facto eş Johan van Vloten ile yaşadığı zaman parçası içinde, aileleri, arkadaşları ve meslektaşları ilişkilerini sakladı. Kirby sadece onların bir arada yaşama ve tüm hak ve sorumlulukları hukuken korunan bir kez Kim Kimdir onun ortağı listeleyerek çıktı.

Kirby odaya kapanmak olmadan mesleği bugüne kadar arttı ki? Thorpe misiniz? ‘Onlar bize yalan’ ekibi bu tür sorulara cevap ile yapabilirdi. Avustralya’ya Thorpe sorgusu dün gece dikkate bize meydan
biz istedik ve yalan ona ne kadar ihtiyacımız.

Hiç Ian Thorpe Sidney 2000 Yaz Olimpiyatları sırasında görüşülen görmeye beri, ben o eşcinsel çekmiş oldu tanıyoruz. Bu sadece onun tavır, bir noktayı açıklamak için kendimi kullanırken benim gibi bükülmüş bir bilek ile yaptığı güneş pleksus okşama aynı şekilde oldu.

Bu ince ama hediye jest bulunuyor.

Ben Thorpe yönelimi hakkında spekülasyon insanlara şahit zaman bir takım bir erkek Avustralyalı spor efsanesi üzerine bir pozisyon bildirmeniz gerekir ne çünkü, ben, ‘kendi takımı için’ onu iddia kararlılıklarını meydan: kendi adamı asla, kendi vatandaşlarının onlar gibi hissediyorum Onu kendi.

2000′li yılların ortalarında o, yapmak demek ya da her dışarı eşcinsel kişi tahammül gerekir çekti yolculukta yardımcı olmak için bir şey yazmak mümkün olmadan, Thorpe slow-motion tren kazası izlemek için acı oldu.

Bazı gazeteciler ona uzattı. Bir açık mektup DNA dergi Andrew Creagh editörü kurucu tarafından benim için çarpıyordu. Bu gerçeği almak için yeterince iddialı ve Ian Thorpe odaya duruma rağmen ne gerekli olduğunu ifade etmek yeterli farkındaydı.

Onlar düz ya da eşcinsel olup olmadığını ya da cinsiyet 16 yaşındaki yüzme yıldızı soran bir gazeteci haklı bir aptal gibi görünmekten uzak gelmelidir, değil sadece, aynı zamanda, bir aptal bir soru çünkü, çünkü (bu gün 16 yaşındaki ) eşcinsel, heteroseksüel ya da başka bir şey kadarıyla cinsel yönelim söz konusu olduğunda kendi kendini belirleyen yetişkin olarak kabul edilir.

Same-sex-çekti 19 yaşındaki travestiler kadar biz ‘yanlış’ takım üzerine bizi işe çalışıyor değnek sallayarak homoseksüellerden ‘korunması’ gereken kendimize bir tehlike kabul edildi, 2003 öncesinde yetişkin kabul edildi.

Bu tür fanteziler artık gülünç, ama onların gün onlar dolabın çivi vardı.

Ian Thorpe Tebrikler ve iyi dileklerimle. Onun geliyor-dışında herhangi bir altın madalya daha çok daha büyük bir başarıdır. Bu aynı ekip ve aileleri için gözünü bile kırpmadan gençler için hayat değiştiren bir doğrulama, ve o ilişki ve yeni bir kariyer tezahür zaman dün geceki görüşme en azından o tekrar ve tekrar gelmek zorunda kalmazsınız, ima anlamına gelir.

O beni travesti gay sanıp tecavüz etti bende onu öldürdüm

Merkez Sarıçam İlçesi’nde 30 Aralık 2013’te devriye gezen jandarma travesti ekipleri, Menekşe Köyü yakınlarındaki ağaçların arasında park halindeki 01 TV 774 plakalı kamyonette 2 çocuk babası Selahattin Orhan’ın cesedini buldu. İnşaat ve dekorasyon işleri yapan Selahattin Orhan’ın Kilis’te çalıştığı, olaydan 10 gün önce Adana’ya döndüğü belirlendi. Ekiplerin yaptığı araştırmada Orhan’ın cinayetten 4 gün önce evden ayrıldığı ve kendisinden bir daha da travesti haber alınamadığı ortaya çıktı.

Adana İl Jandarma Komutanlığı’nın kurduğu özel ekip, Selahattin Orhan’ın otomobil ile geçiş travesti yapabileceği güzergahlardaki mobese ve işyerlerine ait güvenlik kamerası kayıtları toplandı. 200 işyeri güvenlik ve MOBESE kamerasının kaydını inceleyen ekipler, olay günü Orhan’ın yanında bir kişinin olduğunu saptadı. Bu kişinin üzerindeki mont ile olay yerinde bulunan kanlı montun aynı olduğu da belirlenince, cinayeti Murat Fidan’ın işlediği saptandı. Ekipler, Fidan’ı Mersin’in Silifke İlçesi’ndeki Taşucu Limanı’nda bir restoranda garsonluk yaparken istanbul travestileri yakaladı.

’SANIKTAN CİNSEL İSTİSMAR SAVUNMASI’

Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanan Murat Fidan savunmasında cinsel istismara uğradığını öne sürdü. Olay günü Selahattin Orhan’la uyuşturucu aldıklarını söyleyen Fidan, olayı şöyle anlattı:

“Arabayla seyir halindeyken daha önce aldığı esrarı bana verdi. Ben de esrarı sigara olarak sardım. Seyir halindeyken esrarı içtik. Daha sonra Selahattin elini bacağıma atarak okşamaya başladı. Ben kızınca şaka olduğunu söyleyerek konuyu geçiştirdi. Birlikte esrar içerek Çukurova Üniversitesi’nin arka taraflarına doğru ilerliyorduk. Ben fazla vaktim olmadığını geri dönmem gerektiğini söylememe rağmen aracı sürmeye devam etti. Ağaçlık alanda travesti durup araçtan inerken tekrar elini bacağıma attı, çekmesini istedim şaka yaptığını söyledi. Bana ’Birazdan sakinleşirsin, yumuşarsın meyve suyunun içerisine hap attım’ dedi. İçtiğim esrar ve meyve suyunun etkisiyle kendimden geçmeye başladım. Bacağımda sıcaklık hissettim, tepki gösterdim ama sonra kendimden geçmişim. Kendime geldiğimde arabanın arka tarafındaydım, Selahattin ve benim pantolonlarım yarıya kadar inik olduğunu gördüm. Arabada bulunan bıçağı alıp olayı nasıl gerçekleştirdiğimi hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde arabanın dışındaydım üzerimde kan vardı, Selahattin de arabanın içinde yatıyordu. Sonra oradan uzaklaştım. Aldığım uyuşturucunun etkisiyle ne yaptığımı bilmiyordum.”

Murat Fidan ayrıca, daha önce bir eşcinsel birinin kendisine sarkıntılık ettiğini bununla ilgili ceza aldığını da Selahattin Orhan’a anlattığını bu yüzden kendisini ’gay travesti ’ sanmış olabileceğini savunmasına ekledi. Ölen Selahattin Orhan’ın eşi Hava Orhan eşinin uyuşturucu kullanmadığını öldüğü gün üzerinde 5 bin lira para olduğunu arabayı teslim aldıklarında bu paranın olmadığını söyledi.

Mahkeme heyeti son sözünde pişman olduğunu söyleyen Murat Fidan’ı müebbet hapis cezasına çarptırdı, cezadan travesti ise herhangi bir indirim yapmadı.

Travesti istemiyoruz

İzmir çok ilginç bir gelişmeye imza attı.Travesti leri protesto etmek için esnaflar bu sefer sıra dışı bir gelişmeye sahne oldu.
İzmir çok ilginç bir gelişmeye imza attı.Travestileri protesto etmek için esnaflar bu sefer sıra dışı bir gelişmeye sahne oldu.İzmir’in Karabağlar ilçesinde travesti protestoları çok ilginç gelişmelere neden oldu.İzmir’de yaşanan travesti protestoları gündeme bomba gibi düştü.
İzmir’de, mahallesindeki travestilerden şikayet eden bir kişi, para vererek eyleme getirdiği bir kaç vatandaşla birlikte “mahallede travesti istemiyoruz” eylemi yaptı.Travestilerin şehir dışına çıkarılmalarını ve devlet kontrolünde resmi yoldan çalışmalarını talep eden Öznur, İzmir’in bir çok semtinin geceleri travestilerin işgali altında olduğunu ileri sürdü. Travestilerden şikayet eden 200 esnafın kendisinin hazırladığı dilekçeye imza verdiğini ancak, yaptığı eyleme korktukları ve çekindikleri için gelmediklerini ifade eden Öznur, şöyle konuştu:
“KÜÇÜK ÇOCUKLAR BİLE ORAYA GİDİYOR”
“Esnaf ıstırap çekiyor. Burada korku imparatorluğu var. Bunlar hepsi benim yanımda çalışan insanlar. Ben paralarını verdim bunları bu eyleme yanımda getirdim. Burada gece gündüz fuhuş yapılıyor. Tek başıma geliyorum burayı denetliyorum. Öldürseler beni vazgeçmem. İçim kan ağlıyor. Sarhoşlar ayyaşlar için buradayım onların haklarını savunmak için buradayım. Ben bu manzarayı görünce içim kan ağlıyor. Bu vatandaşlar şehir dışına alınsın, Avrupa standartları kapsamında. Çünkü küçük çocuklar bile oraya gidiyor.Benim oğlum yarın düşebilir imansız gidebilir. Ben bunun feryadını veriyorum.”

Travestilerin etkileyici seks yaşamları

Gelen müstakil bir levrek dis – tutkulu bilim adamı, nasıl görmek kolaydır bulabileceğiniz bir Ebolaviruses güzel: bu kadar etkin, bu yüzden yetenekli bunların amacı, bu kadar büyüleyici taklit yeteneğini kendi etkileyici travesti bir host içinde. Ve bize dışarıdan bu yapıştırılmış haber ile hasta dehşet çukurun ile bilgi toplayan bu virüsler mevcut aynı dünya gibi uluslararası hava yolculuğu, Ebola haline gelmiştir platonik ideal bir kıyamet kayrak-silecek.

Ama ne görenler onun kadar yakın belası-kendi hayatlarını tehlikeye atan sağlık çalışanları otlatırken onun kurbanları, tıbbi kuruluş cevabı itfaiye görevlileri, acele dört bir alarm blaze?

Craig bir üyesi olan Manning (CDC) ” Viral Özel Patojenler şube. O bir iletişim uzmanı kim dağıtılan gibi görevlerde 2008 Rift Vadisi Humması salgını ve Madagaskar 2007 patlak vermesi Uganda’da Ebola. Ben onla konuşunca son zamanlarda o kadar çok istedim sadece dönen site geçerli Ebola salgını Gine. “Bana sorarsanız olmayı tercih ediyorum eğer bir oda ile grip hasta veya ı’d rather be içinde bir oda ile Ebola hastalar,” Manning diyor, “sen söylemek istiyorum ı’d rather be içinde bir oda ile Ebola hasta.”

“Çünkü ben kendimi korumak için neler yapmaları gerektiğini bilir. Oysa grip, havadan, herhangi bir koruyucu önlemlerini ve kapalı alan olmayabilir etkili olacak. Ebola iletmek için o kadar kolay değil kişiye değişmekle birlikte grip çok kolay kişiden kişiye iletir.”

Manning için belli bir ritim konuşmasının hemen yatıştırıcı-hangi hayal ediyorum, mükemmel bir özellik eserin travestiler doğrultusunda, işleme sağlık ve iletişim içinde eğitime viral hemorajik ateş salgınlarının. Onun ilk deneyimim bir Ebola salgını oldu 2007 Uganda, nerede, 39 116 hastanın hastalığa yenik düştü. Oldu o korkuyorsun?

“Ben, aslında.” O kıkırdar dediği gibi biraz bu. “Bence ne olur, özellikle zamanla birlikte çalıştığınız virologists bu çalışma Ebola ve epidemiyologlar çalışma (Ebola, olan kişilerin ve kariyer inşa edilmiş ve buralarda çalışılmasına tehlikeli bir virüs haline alışık olmayan veya alışmış, ama çok daha fazla bilgi sahibi olursunuz. Biliyorsunuz asıl risk burada yatıyor.”

Nixon tapesi: Travesti ve Eşcinseller öyle doğar

ABD’nin 37. Başkan’ı Richard Nixon’ın yeni ortaya çıkan bir tapesinde, Cumhuriyetçi başkanın eşcinseller hakkındaki düşünceleri yer alıyor.

Vanity Fair dergisi yazarları tarafından paylaşılan 28 Nisan 1971 tarihli ses kaydında Nixon, kendi yönetiminde eşcinsellere karşı en hoşgörülü kişi olduğunu söylüyor. Ancak eski Başkan’ın sözleri eşcinselliği bir cinsel yönelimden çok, doğuştan gelen bir rahatsızlık olarak gördüğü yönünde:

“Onların bir sorunu var. Öyle doğuyorlar. Biliyorsunuz işte. Hepsi bu. Bence öyle doğuyorlar.”

“Çocuklara ‘hadi Travesti ve eşcinsel olun’ diyen bir yasa çıkarmayacağız”

Eşcinselliği “dokunmak istemediği bir yaşam tarzı” olarak tarif eden Nixon, eşcinsellerin özgürce yaşayabildiği bir toplumun yaşama gücünün zayıflayacağını iddia ediyor.

Watergate Skandalı’nın ortaya çıkmasıyla istifa eden Nixon’dan 34 yıl sonra göreve gelen Barack Obama eşcinsellerin, biseksüellerin ve transların hak ve özgürlüklerini savunan ilk ABD Başkanı oldu.